Çocuklar Oyun Oynamayı Biliyor, Peki Ya Siz?

child-3147809_1920

Oyun, çocuğun sosyal, bilişsel, motor ve dil becerilerini geliştiren temel hak ve ihtiyaçlarındandır.

Oyun oynayan çocukları izlediğimizde çeşitli nesneleri  hayal güçlerini kullanarak bambaşka boyutlarda değerlendirdiklerini, ortaya çıkan problemleri değişik yollar deneyerek çözmeye çalıştıklarını, duygularını anlatmayı ve anlamayı keşfettiklerini, kurallara uyma, bekleme, izleme, takip etme, sıra alma gibi davranışları doğal bir şekilde ortaya çıkartabildiklerini görürüz.

Çocukların hepsi oyun konusunda ustalaşmış sanatçılardır. Peki biz oyun oynamayı biliyor muyuz?  Yazıyı okumadan önce bu soruyu kendinize sorun ve nasıl oynadığınızı bir düşünün. Cevaplar bittiyse başlıyoruz.

Çocuklarla oyun oynadığımız sırada öğretme kaygısı ile bilgi depolamaya çalışmamız (Bu ne? Hangi renk? Kaç teker var? gibi soruları peş peşe sormak), çocuğa harekete geçmesi için yeterli zamanı vermemek  çocuğun oyundan ve sizden kopmasına neden olacaktır. Oyun doğal bir öğrenme sürecidir.

boy-2025656_1280

Biz yetişkinler oyuna nasıl katılabiliriz? Bu konuda birkaç ipucu:

  •    Çocukla yüz yüze ve aynı hizada olmak etkili iletişim için önemli bir püf nokta.
  • Çocuğu izleyin. Temposuna uygun davranmaya çalışıp, çok hızlı olup deneme fırsatlarını elinden almamaya çalışın.
  • Çocuğu taklit edin, seçtiği oyuncaklar ile onun gibi oynayın. Bir logoyu alıp araba gibi kullanıyorsa aynısını siz de yapın.
  • Çocuğa sürekli soru sorup, yönerge vermeyin. Bu ne? Bebeği sevelim. Hadi arabayı sür gibi soru ve yönlendirmeler çocuğun oyun dünyasını istediği gibi  kurgulamasını engeller.
  • Çocuk için seçtiğiniz oyun ve oyuncakların çocuğun gelişimine ve yaşına uygun olduğuna emin olun.
  • Oyun alanı ya da oyuncak olmadan da oynayın. Kendi çocukluğunuzdan  bildiğiniz parmak oyunları ya da şarkıları kullanabilirsiniz.
  • Çocukla oyun oynarken ses tonunuzda değişikler yaparak çocuğun ilgisini aktif tutabilirsiniz.
  • Çocuğun yanlış kelime kullanması durumunda çocuğa cevap verin. Siz iletişime odaklanın. Çocuğu kelime ve cümleleri doğru kullanması  için o an zorlamak motivasyonunu kıracaktır. (Doğru ses, kelime kullanımı için ya da başka bir konuşma bozukluğu varsa bunun üzerinde durulmayacağı anlamına gelmiyor.)
  • Çocukla oynarken donuk  olmayın izlediğiniz, beklediğinizi jest ve mimikleriniz ile belli edin.
  • Çocuğunuzun seçim yapmasına ve sevdiği oyunlarını tekrar etmesine izin verin. İlgisi olduğu ve hoşlandığı şeyleri yaparken üzerine yeni beceriler kattığını görmüş olursunuz.

Size *ETEÇOM stratejilerinden yola çıkarak , kendi fikir ve görüşlerim ile nasıl  oyun oynayabilirizin cevabını vermeye çalıştım.  Bu ipuçlarını özel gereksinimleri olan çocuklar ve normal gelişim gösteren çocuklar için de kullanabilirsiniz.

Keyifli oyunlar!

*ETEÇOM: Etkileşim Temelli Erken Çocuklukta Müdahale Programı

Yazan: 

Okul Önc. Eğ. Ve Ögr. Ögretmeni

İzabel BAL

İkiz Çocuk Annesi Olmak

Anne olmak zor iş. İkiz çocuk annesi olmak daha da zor iş. Bir de ikiz öğrencilerle çalışmış bir öğretmen olmak daha daha da zor.

İkizlerim doğunca aldı beni bir korku.

Ne yapacağım?

Nasıl davranacağım?

Nasıl eşit davranacağım?

Sonunda bir pedagogun yolunu tuttuk. Çocuklar 18 aylık falandı. Kaygılarımı anlattım. Kadıncağız güldü. ‘Eşitlik mi?’ dedi. ‘Dünyada nerede eşitlik var ki?’ ‘Ayrıca bu iki çocuğun ihtiyaçları da farklı. Birini günde bir kere öpmeniz yeter, diğerine her dakika sarılsanız az gelebilir. Siz adil olmaya çalışın.’ Sanki beklediğim sözler bunlardı ve çok rahatladım.

Haklıydı.

Sonra diğer kaygı geldi. ‘Ama dışardakiler onları hep kıyaslayacak.’ Buna da cevap hazırdı. ‘İki kardeş olduklarında da yapmıyorlar mı etraftakiler?’ Evet yapıyorlar, değil mi? Sen neden ablan gibi değilsin diyorlar tabii. ‘Önemli olan sizsiniz’ dedi sonra. ‘Siz onlara farklı bireyler olduklarını hissettirin. Siz kıyaslamayın. Onlar aradaki farkı anlayacaktır.’

Hala deniyorum. Adil olmaya çalışıyorum. Kıyaslamıyorum. Ya da umarım öyle yapıyorum. Başkaları tabii ki kıyaslıyor ama onu engellemek benim elimde değil. Onlar büyüyüp farklı yönlere ilerledikçe kıyaslamalar azalıyor. Kendileri de bazen kıyaslıyor kendini diğeriyle. Konuşuyoruz bol bol. Kendi yollarını bulmalarını izlemek heyecan verici. Gitmek istedikleri hedeflerinin olduğunu görmek çok güzel. Farklı kulvarlarda yol almaları ama birbirlerine olan güven, sevgi ve desteklerini hiç esirgemediklerini görmek de…

Zor iş. Evet çok zor ama kolay ne var ki hayatta…

Ne kadar başarıyorum adil bir ikiz annesi olmayı bilemiyorum ama her gün bir şeyler öğreniyorum onlardan.

Hikayelerle İngilizce Yaz Atölyeleri

dream2edu ingilizce yaz atölyeleri 2018.png

Temmuz ve Ağustos Hikayelerle İngilizce Atölyeleri için kayıtlarımız başlamıştır.

7-9 ve 10-12 yaş
Haftada 2 saat (1 gün) toplam 16 saat 200 TL
Haftada 4 saat (2 gün) toplam 16 saat 400 TL olarak gerçekleşecektir. Her atölye birbirinden bağımsızdır. Atölye içerikleri yaş gruplarına ve CEFR’a uygun olarak hazırlanmaktadır.
4-6 yaş
Haftada 2 gün 2 saat (200 TL) toplam 8 saat
Haftada 1 gün 1 saat (100 TL toplam 4 saat
Detaylı bilgi için 0506 022 11 20’yi arayabilirsiniz.
Atölyeler Nostalji Kitap ve Cafe’de yapılacaktır.
Sizi aramamızı isterseniz ön kayıt formumuzu doldurabilirsiniz.
NOT: Atölye açılması için minimum sayı 6 kişidir. Gruplar maksimum 6 kişiliktir.
Kış programımız için Instagram ve Facebook sayfalarımızdaki paylaşımları
inceleyebilirsiniz.

Neden Dream2Edu’da Hikayelerle İngilizce?

Hikayelerle İngilizce’nin çok faydalı bir haftasonu etkinliği olduğunu düşünüyorum. Çocuğum bir yandan yaratıcılığını arttırken bir yandandan da kendini İngilizce yazılı-sözlü ifade etme cesaretini ilerletiyor. Üstelik bu eğlenceli bir şekilde gerçekleşiyor. Çocuğumda hissedilir bir gelişme söz konusu. Çok ama çok teşekkürler.

Berç Uluk (7-9 yaş velisi)

Çocuğum, oyunlarla ve etkinlikler ile farkında olmadan İngilizce öğreniyor. Kendinden daha emin ve rahat diyalog kurmaya çalışıyor. Her Cumartesi sabahı koşa koşa geliyoruz, size çok teşekkür ediyor ve çalışmalarımızın devamını dilerim.

7-9 yaş ve 10-12 yaş velisi
Atölyeleri önerir misiniz? Neden?
Çok tecrübeli, kalbi çocuk sevgisi dolu ve son derece idealist öğretmenler tarafından verilen bu atölyeler, çocuklarımız için gerçek bir fırsat. Çocuklarının haftasonlarını dolu dolu değerlendirmesini ve eğlenerek öğrenmesini isteyen veliler için iç rahatlatıcı ve üstelik son derece ekonomik aktiviteler. Şiddetle tavsiye ederim.

Berç Uluk (7-9 yaş velisi)

Dream2Edu ile farkı farkedersiniz.

7-9 yaş ve 10-12 yaş velisi

Kış

Kış bitmek üzere ve ben hala defterime yazdığım bu yazıyı paylaşmadım. Neyse, 3. kelimem olarak kış. Aslında kelime mi güzel, yoksa çağrıştırdığı çocukluk anılarım mı bilmiyorum ama ‘’KIŞ’’ deyince aklıma üşüyüp geldiğim evde ısınmak canlanıyor gözümde.

f9dc9-dosya_0002b252832529

Kalabalık bir ailede büyümenin keyfi başka. Kışın sobanın üstünde her daim demli çay olması, akşamları kestane kebap yapma şansı, ara sıra sobanın küllerinde közlenen patates kış anılarımın en güzellerinden…

Sabah erkenden okula gitmek için kalktığımızda havanın gece bize sürpriz yaparak sokağı karlarla kaplaması da en güzel kış anılarımdan mesela.

Akşamın yavaş yavaş sokağı istilası ile perdeleri kapatıp, ışıkları yakıp babaannemden dinlediğim öyküler de geliyor kış deyince aklıma. Mangala çekilen közde pişirilen kahve de …

Oysa şimdi düşünüyorum, biz evin çocuklar için keyifliydi kış ama sobayı yakan, temizleyen annem için zordu aslında. Belki ona da sorsam şimdi, yine de o kış günlerinin güzel olduğunu söyleyecek.

Zaman geçtikçe yaşam şartları değiştikçe ‘kış’ın da anlamı değişti tabii… Artık günler, haftalar, aylar, yıllar birbirini kovalıyor ve zaman çok hızlı akıyor ama biz çocukken zaman yavaş, tembel tembel ilerliyordu. Sürprizler de bitti, hava durumu hiç yanılmıyor neredeyse, kestane alıp yemiyorum bile…

 

 

 

 

Ev Anası

Bugünlerde ne okusam diye düşünüyorsanız eğer, Birgül Özcan’ın Ev Anasını okuyun derim. Kitap kulübümüzde moderatörümüzün tavsiyesi ile geçen yıl 8 Mart’a ithafen okuyup konuşalım diye seçmiştik kitabı.

Ev Anası sımsıcak bir öykü. Ön söz ön söz değil bir manifesto. Okurken gülmek, ağlamak arasında gidip geliyorsunuz. Hem kendinizden bir şeyler, hem çevrenizden başka şeyler buluyorsunuz her satırında. sonuna kadar da keyifle okuyorsunuz. Hatta öyle ki acele edip bitirmek bile istemiyorsunuz.

Dibi tutmuş tencereler, ıslak asılmayı bekleyen perdeler, yağmurda ıslanmasın diye balkondan aceleyle toplanan çamaşırlar, geçmişin unutulan raflarından çıkıp gelen cam parçaları, uykudan önce okunan sayısız masallar… Ve daha pek çok sizin yaşamınızdan kareler.

Neyse benim söyleyeceklerim çok ama söyleyip tadını kaçırmak istemiyorum. Sizi  Nur ve komşularıyla baş başa bırakmayı tercih ederim.

Biz Dream2Edu Kitap Kulübü olarak geçen yıl 7 Mart’da buluşup konuştuk kitabı. Hepimiz kitapta bizden birşeyler bulduk, üzüldük, sevindik ama ortak noktada buluştuk Ev Anası  içinizi ısıtacak bir öykü, yanıbaşınızdaki kadının sayfalara dalmış hali.

Evim; Benim Kelimelerim 2

20170917_220754-1

İkinci kelimem ‘evim’. Ev değil, yuva da demek istemiyorum çünkü ‘yuva’nın kulağıma fısıldadığı sesleri sevmiyorum galiba. Aradığım İngilizcede ‘home’ olan kelime ama ‘ev’ sanki sadece dört duvar. O yüzden de 2. Kelimem olarak ‘evim’ demeyi seçiyorum.

Bir kış akşamüstü, sağanak yağmurda ıslanmış, üşümüş, ayaklarına kara sular inmiş olarak gelirsin kapının önüne, anahtarı çantandan çıkarıp, kilide takıp çevirirsin ve adımını içeri attığında seni sarıp sarmalayan duygudur ‘evim’.

Kapıyı kapatıp, ışığı açtığında girdiğim, bana ait, en sevdiklerimle paylaştığım, kokusu sadece bende saklı, dört duvarı bizi sınırlasa da içine sinen anılarla, çerçevelerdeki resimlerle, raflardaki kitaplar ve pikapta çalan plağın sağa sola asılı kalmış seslerinde kendimi en iyi hissettiğim yer ‘evim’.

Hikayelerle İngilizce 2018 Tarihleri

Blue Checkered Bubble Speech English Language Day Social Media Graphic

2018 Dream2Edu Hikayelerle İngilizce Tarihleri
Her atölye diğerinden bağımsızdır. Dilediğiniz modüle katılabilirsiniz. Her ay için yeni kayıt alıyoruz. Detaylı bilgi için 0506 022 11 20’yi arayabilirsiniz.

7-9 yaş Saat: 10:30-12:30

10-12 yaş Saat: 12:45-14:45
4. modül:
13-20 Ocak 2018
Ücret: 100 TL
Yaş: 7-9 ve 10-12

5. modül:
10-17-24 Şubat 2018
Ücret: 150 TL
Yaş: 7-9 ve 10-12

6. Modül
3-10-17-24 Mart 2018
Ücret: 200 TL
Yaş: 7-9 ve 10-12

7. Modül
7-21-28 Nisan-5 Mayıs 2018
Ücret: 200 TL
Yaş: 7-9 ve 10-12

Screen Shot 2017-10-08 at 18.03.19

 

 

Keyif; Benim Kelimelerim #1

20180104_091014

 

Bir fincan kahve ile güne başlamanın keyfine diyecek yok desem de aslında o fincan kahvenin güne başlamak için aldığın yakıttan farkı yok. Sabah karanlığında yarım yamalak içilmiş bir kupa kahvenin keyif ile de hiç alakası yok.

Peki ama keyif nedir? Keyif almak, keyifli olmak, çakırkeyif olmak…

Keyif alınmadan yapılan iş yarım, pişirilen yemek lezzetsiz, geçirilen gün boşa değil mi? Öyle uzun sürecek bir durum da değil hem o keyifli olmak. Öyle olsa onun da keyfi kaçar mı?

Aslında gitgide azalan zamanda kısa kısa parantezler bu keyif halleri. Kendi anlamı dışında fazla da bir mana yüklemeye gerek yok. O anda kalan mutluluk işte… Hepsi, ‘o anda ‘ kalan mutluluk…

Benim Kelimelerim

Writing Article LinkedIn Poster Header

Bu aralar hiç alışık olmadığım bir şey yapıyorum. Aynı anda birden fazla kitap okuyorum. Mesela şu anda Hayriye Hanımı Kim Çaldı, Yazarın Odası ve ünlü dilbilimci David Crystal’ın The Story Of English In 100 Words’ü aynı anda masamın üstünde, çantamda, kısacası her anımda…

20180104_200632

Bu İngilizcenin 100 Kelime ile hikayesi öyle zevkli ki… Sadece kelimenin anlamı, etimolojisi değil bir dolu şey de öğreniyorum.

Kitabı okurken sınıfta yaptığımız küçük bir çalışma da geldi aklıma. Kelime çalışırken ya da bir öyküde, metinde yeni kelimeler çıktığında öğrencilerime genelde o kelimeyle aramdaki bağı anlatırım. Sesi, anlamı, hatırlattığı, o kelimeyi ilk duyduğum anı, nasıl öğrendiğimi… Sonra da onlara en sevdikleri 5 kelimeyi, yeni öğrendikleri kelimelerden en sevdikleri 5 taneyi seçip sınıfa anlatmalarını isterim. Aslında İngilizce öğretmenleri bilir, bir türlü kelime öğrenmelerini sağlayamayız öğrencilerimizin, dolayısıyla bu da iyi bir alıştırma olur. Yani yeni öğrendikleri kelimelere biraz daha odaklanır, onları biraz daha düşünürler. Zaten karşılarında ‘Ah, ne güzel kelime, düşünsenize anlamı ne kadar yoğun, kulağa nasıl güzel geliyor ‘ diyen bir kadın var.

Neyse çok uzattım. İşte bu kitapla kendimi ‘challenge’lamaya karar verdim. Bu yıl boyunca 100 tane kelime seçip onlar hakkında yazacağım. Öyle dilbilimsel yazılar olmayacak tabii ki ama o kelimenin bana anlattığını, hissettirdiğini anlatmaya çalışacağım.

Her güne 1 kelime 365 kelime bana fazla iddalı göründü. O yüzden 3-4 günde bir kelime ile bir yılı tamamlamayı düşünüyorum. Hem bir yazma alıştırması yapıyor olacağım, hem de kendi rutinimden biraz uzaklaşacağım. Bir blogathon maceram da olduğuna göre, bu maratonu tamamlamak zor olmayacaktır sanırım. Keyifli de olacağı kanaatindeyim.

E o zaman bana bol şans.

Not: Challenge gerçekten de güzel bir kelime değil mi? Çevirirken zorlanıyorum ama çok şey ifade ediyor. Neyse önce 100 Türkçe kelime ile başlayalım bakalım sonrasında neler olacak.

Unutmadan, bu yolculukta sizin de sesinizi duymak isterim. Beni yalnız bırakmazsanız sevinirim.