Dil Derslerinde Film

 

Film ve Dil Dersleri Dream2Edu.jpg

2018 Eylül seminer dönemi için yeni eğitimlerimiz hazır.

Film ve Dil Dersleri Atölyesi

Eğitimi okulunuzda yapabiliriz. Bireysel olarak katılmak isterseniz 8 kişilik grup oluşturduğumuzda atölyeyi açıyoruz.

Kimler katılabilir: Yabancı dil öğretmenleri, Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenleri, sınıf öğretmenleri, dil veya sınıf öğretmenliği okuyan üniversite öğrencileri.

Atölyede uygulayacağımız etkinlikler tüm seviyeler için uyarlanabilecektir.

Süre: 180 dakika

Bireysel katılım ve kurumsal atölye fiyat bilgisi ve atölye detaylarını öğrenmek için 0506 022 11 20 yi arayabilir veya dreamtoedu@gmail.com’a e-posta gönderebilirsiniz.  Bizim sizi aramamızı isterseniz katılım formumuzu doldurabilirsiniz.

Not: Bireysel atölyelerde üniversite öğrencileri %25 indirimlidir.

 

 

Shakespeare Yeniden

20180617_173235_resized

Yazıldıkları günden bugüne Shakespeare oyunları hep ilgi çekti, okundu ve izlendi. Çağımızda pek çok filme, müzikale ilham oldu. 400 yıldan beri hiçbir tema değişmedi ve Shakespeare hala çok popüler.

Virginia ve Leonard Woolf tarafından 1917’de kurulmuş olan The Hogarth Press, 2012 yılında Hogarth Shakespeare projesini başlattı. Shakespeare’in eserleri bugünün ünlü roman yazarları tarafından yeniden yorumlandı.

Doğan Kitap ise seriyi Türkçeye kazandırdı. Bu yaz okumayı planladığım bir çok kitap var. Bazıları gençken okuduklarım, 50 yaşına girerken tekrar göz atmam gerekenler, bazıları hiç sıra gelmemiş olanlar ve bazıları da yeniler. ‘Shakespeare Yeniden’ bu yenilerden. Son yılların en çok okunan polisiye yazarlarından olan Jo Nesbo’nun yorumladığı ve en sevdiğim Shakespeare trajedesi olan Macbeth ile başlıyorum seriye.

20180617_173108_resized.jpg

 

Karanlık Kız – Elena Ferrante

 

20180521_183940

Öldüm ama iyiyim…

Karanlık Kız, Elena Ferrante

Çocukluğumuzda yaşadığımız her acı, ağrı, sorun, sevgi, sevgisizlik, korkular yetişkin hayatımızda karalarımız, yanlışlarımız, pişmanlıklarımız, affedişlerimiz, affedemeyişlerimiz olarak bizi buluyor. Bazılarımız yüzleşebiliyor, bazılarımız hep kaçıyor. Kitabın 2. sayfasında hikayenin anlatıcısı olan baş kahraman Leda’nın sözleri zaten kitabı okumanız için sizi motive ediyor. ‘’Anlatması en zor şeyler, kendimizin bile anlayamadığı şeylerdir.’’

Elena Ferrante’nin Napoli Romanları’nı okumak istiyordum ama dört kitabı arka arkaya okuyacak zaman değildir Mayıs ayı bir öğretmen için. Kitabevinin raflarında dolaşırken elim birkaç kez kitaplara gittiyse de durdum sonra ‘Karanlık Kız’ gözüme ilişti. Arka kapağında yazan ‘’Napoli Romanları’nın adeta çıkış noktası olan bu bu kısa roman, yazarın ele aldığı belli başlı temaları kristalleştiriyor’’ cümlesi kitabı alıp kasaya yönelmeme sebep oldu. Cumartesi günümü de hiçbir şey yapmadan sabahtan akşama kadar kitabı okuyarak geçirdim. Romanı Eren Yücesan Cendey çevirmiş ve o kadar güzel çevirmiş ki, çeviri roman okumanın rahatsızlığını hissetmeden bir çırpıda okuyuverdim.

Hikayeyi İngilizce profesörü Leda anlatıyor. Leda 47 yaşındadır ve 2 kızı büyümüş, Kanada’da yaşayan eski kocasının yanına gitmiştir artık. Leda da uzun zaman sonra baş başa kaldığı özgürlüğü ile bir sonraki ders yılı için de hazırlıklar yapmak için İyonya kıyısında küçük bir köyde 1 aylığına bir ev kiralar. Birkaç gün sahilde bulduğu plajda huzur içinde güneşlenerek kitaplarını okur, ders hazırlar ve güneşlenir. Ancak bir süre sonra sahile gelen Napoli’li bir aile görüş alanına girer ve kendi çocukluğuna, gençliğine geri dönüşler başlar. Napoli’li ailenin gelini Nina ve Nina’nın kızı Elena ve oyuncak bebeği izlerken ve bir noktada onların hayatlarına dahil olarak da kendisi ile hesaplaşmaya başlar. Romanı okurken Leda’nın çatışmalarını, annelik ile ilgili duygularını, aitlik ve birey olma çabalarını ve bu uğurda yaptığı hataları, kaybedip kazandıklarını, pişmanlıklarını, affetme ve affedilme isteğini duyuyorsunuz.

Çok Hayal Kuran Çocuk

Çok Hayal Kuran Çocuk

Şermin Çarkacının yazdığı ‘Çok Hayal Kuran Çocuk’ günün her saatinde çocuğunuzla okuyabileceğiniz, çocuğunuza okuyabileceğiniz, hatta birlikte oyunlar oynayabileceğiniz şahane bir hikaye.

Hayal perisinin gerçek olduğuna inanıyorsanız, uykuya daldığınızda gideceğiniz yerlerin sınırsız olduğunu da biliyorsunuzdur zaten. Çok Hayal Kuran Çocuğun rüyasında yaptığı gökyüzünden, Atlas Okyanusuna, güneşe ve çöllere uzanan yolculuğu okuduktan sonra hem kitapla ilgili oyunlar oynayabilir, hem de türlü çeşit elişi projeleri yapabilirsiniz. Okyanusta giden gemiyi, iglo‘yu ve hatta sabah gördüğü rüyayı unutmamak için yazdığı defteri birlikte tasarlayabilirsiniz.

Ayrıca kitabın içinde yazarın kitapla birlikte çocuğunuzla oynayabileceğiniz oyun tavsiyeleri de var.

 

Çocuklar Oyun Oynamayı Biliyor, Peki Ya Siz?

child-3147809_1920

Oyun, çocuğun sosyal, bilişsel, motor ve dil becerilerini geliştiren temel hak ve ihtiyaçlarındandır.

Oyun oynayan çocukları izlediğimizde çeşitli nesneleri  hayal güçlerini kullanarak bambaşka boyutlarda değerlendirdiklerini, ortaya çıkan problemleri değişik yollar deneyerek çözmeye çalıştıklarını, duygularını anlatmayı ve anlamayı keşfettiklerini, kurallara uyma, bekleme, izleme, takip etme, sıra alma gibi davranışları doğal bir şekilde ortaya çıkartabildiklerini görürüz.

Çocukların hepsi oyun konusunda ustalaşmış sanatçılardır. Peki biz oyun oynamayı biliyor muyuz?  Yazıyı okumadan önce bu soruyu kendinize sorun ve nasıl oynadığınızı bir düşünün. Cevaplar bittiyse başlıyoruz.

Çocuklarla oyun oynadığımız sırada öğretme kaygısı ile bilgi depolamaya çalışmamız (Bu ne? Hangi renk? Kaç teker var? gibi soruları peş peşe sormak), çocuğa harekete geçmesi için yeterli zamanı vermemek  çocuğun oyundan ve sizden kopmasına neden olacaktır. Oyun doğal bir öğrenme sürecidir.

boy-2025656_1280

Biz yetişkinler oyuna nasıl katılabiliriz? Bu konuda birkaç ipucu:

  •    Çocukla yüz yüze ve aynı hizada olmak etkili iletişim için önemli bir püf nokta.
  • Çocuğu izleyin. Temposuna uygun davranmaya çalışıp, çok hızlı olup deneme fırsatlarını elinden almamaya çalışın.
  • Çocuğu taklit edin, seçtiği oyuncaklar ile onun gibi oynayın. Bir logoyu alıp araba gibi kullanıyorsa aynısını siz de yapın.
  • Çocuğa sürekli soru sorup, yönerge vermeyin. Bu ne? Bebeği sevelim. Hadi arabayı sür gibi soru ve yönlendirmeler çocuğun oyun dünyasını istediği gibi  kurgulamasını engeller.
  • Çocuk için seçtiğiniz oyun ve oyuncakların çocuğun gelişimine ve yaşına uygun olduğuna emin olun.
  • Oyun alanı ya da oyuncak olmadan da oynayın. Kendi çocukluğunuzdan  bildiğiniz parmak oyunları ya da şarkıları kullanabilirsiniz.
  • Çocukla oyun oynarken ses tonunuzda değişikler yaparak çocuğun ilgisini aktif tutabilirsiniz.
  • Çocuğun yanlış kelime kullanması durumunda çocuğa cevap verin. Siz iletişime odaklanın. Çocuğu kelime ve cümleleri doğru kullanması  için o an zorlamak motivasyonunu kıracaktır. (Doğru ses, kelime kullanımı için ya da başka bir konuşma bozukluğu varsa bunun üzerinde durulmayacağı anlamına gelmiyor.)
  • Çocukla oynarken donuk  olmayın izlediğiniz, beklediğinizi jest ve mimikleriniz ile belli edin.
  • Çocuğunuzun seçim yapmasına ve sevdiği oyunlarını tekrar etmesine izin verin. İlgisi olduğu ve hoşlandığı şeyleri yaparken üzerine yeni beceriler kattığını görmüş olursunuz.

Size *ETEÇOM stratejilerinden yola çıkarak , kendi fikir ve görüşlerim ile nasıl  oyun oynayabilirizin cevabını vermeye çalıştım.  Bu ipuçlarını özel gereksinimleri olan çocuklar ve normal gelişim gösteren çocuklar için de kullanabilirsiniz.

Keyifli oyunlar!

*ETEÇOM: Etkileşim Temelli Erken Çocuklukta Müdahale Programı

Yazan: 

Okul Önc. Eğ. Ve Ögr. Ögretmeni

İzabel BAL

İkiz Çocuk Annesi Olmak

Anne olmak zor iş. İkiz çocuk annesi olmak daha da zor iş. Bir de ikiz öğrencilerle çalışmış bir öğretmen olmak daha daha da zor.

İkizlerim doğunca aldı beni bir korku.

Ne yapacağım?

Nasıl davranacağım?

Nasıl eşit davranacağım?

Sonunda bir pedagogun yolunu tuttuk. Çocuklar 18 aylık falandı. Kaygılarımı anlattım. Kadıncağız güldü. ‘Eşitlik mi?’ dedi. ‘Dünyada nerede eşitlik var ki?’ ‘Ayrıca bu iki çocuğun ihtiyaçları da farklı. Birini günde bir kere öpmeniz yeter, diğerine her dakika sarılsanız az gelebilir. Siz adil olmaya çalışın.’ Sanki beklediğim sözler bunlardı ve çok rahatladım.

Haklıydı.

Sonra diğer kaygı geldi. ‘Ama dışardakiler onları hep kıyaslayacak.’ Buna da cevap hazırdı. ‘İki kardeş olduklarında da yapmıyorlar mı etraftakiler?’ Evet yapıyorlar, değil mi? Sen neden ablan gibi değilsin diyorlar tabii. ‘Önemli olan sizsiniz’ dedi sonra. ‘Siz onlara farklı bireyler olduklarını hissettirin. Siz kıyaslamayın. Onlar aradaki farkı anlayacaktır.’

Hala deniyorum. Adil olmaya çalışıyorum. Kıyaslamıyorum. Ya da umarım öyle yapıyorum. Başkaları tabii ki kıyaslıyor ama onu engellemek benim elimde değil. Onlar büyüyüp farklı yönlere ilerledikçe kıyaslamalar azalıyor. Kendileri de bazen kıyaslıyor kendini diğeriyle. Konuşuyoruz bol bol. Kendi yollarını bulmalarını izlemek heyecan verici. Gitmek istedikleri hedeflerinin olduğunu görmek çok güzel. Farklı kulvarlarda yol almaları ama birbirlerine olan güven, sevgi ve desteklerini hiç esirgemediklerini görmek de…

Zor iş. Evet çok zor ama kolay ne var ki hayatta…

Ne kadar başarıyorum adil bir ikiz annesi olmayı bilemiyorum ama her gün bir şeyler öğreniyorum onlardan.

Hikayelerle İngilizce Yaz Atölyeleri

dream2edu ingilizce yaz atölyeleri 2018.png

Temmuz ve Ağustos Hikayelerle İngilizce Atölyeleri için kayıtlarımız başlamıştır.

7-9 ve 10-12 yaş
Haftada 2 saat (1 gün) toplam 16 saat 200 TL
Haftada 4 saat (2 gün) toplam 16 saat 400 TL olarak gerçekleşecektir. Her atölye birbirinden bağımsızdır. Atölye içerikleri yaş gruplarına ve CEFR’a uygun olarak hazırlanmaktadır.
4-6 yaş
Haftada 2 gün 2 saat (200 TL) toplam 8 saat
Haftada 1 gün 1 saat (100 TL toplam 4 saat
Detaylı bilgi için 0506 022 11 20’yi arayabilirsiniz.
Atölyeler Nostalji Kitap ve Cafe’de yapılacaktır.
Sizi aramamızı isterseniz ön kayıt formumuzu doldurabilirsiniz.
NOT: Atölye açılması için minimum sayı 6 kişidir. Gruplar maksimum 6 kişiliktir.
Kış programımız için Instagram ve Facebook sayfalarımızdaki paylaşımları
inceleyebilirsiniz.

Neden Dream2Edu’da Hikayelerle İngilizce?

Hikayelerle İngilizce’nin çok faydalı bir haftasonu etkinliği olduğunu düşünüyorum. Çocuğum bir yandan yaratıcılığını arttırken bir yandandan da kendini İngilizce yazılı-sözlü ifade etme cesaretini ilerletiyor. Üstelik bu eğlenceli bir şekilde gerçekleşiyor. Çocuğumda hissedilir bir gelişme söz konusu. Çok ama çok teşekkürler.

Berç Uluk (7-9 yaş velisi)

Çocuğum, oyunlarla ve etkinlikler ile farkında olmadan İngilizce öğreniyor. Kendinden daha emin ve rahat diyalog kurmaya çalışıyor. Her Cumartesi sabahı koşa koşa geliyoruz, size çok teşekkür ediyor ve çalışmalarımızın devamını dilerim.

7-9 yaş ve 10-12 yaş velisi
Atölyeleri önerir misiniz? Neden?
Çok tecrübeli, kalbi çocuk sevgisi dolu ve son derece idealist öğretmenler tarafından verilen bu atölyeler, çocuklarımız için gerçek bir fırsat. Çocuklarının haftasonlarını dolu dolu değerlendirmesini ve eğlenerek öğrenmesini isteyen veliler için iç rahatlatıcı ve üstelik son derece ekonomik aktiviteler. Şiddetle tavsiye ederim.

Berç Uluk (7-9 yaş velisi)

Dream2Edu ile farkı farkedersiniz.

7-9 yaş ve 10-12 yaş velisi

Kış

Kış bitmek üzere ve ben hala defterime yazdığım bu yazıyı paylaşmadım. Neyse, 3. kelimem olarak kış. Aslında kelime mi güzel, yoksa çağrıştırdığı çocukluk anılarım mı bilmiyorum ama ‘’KIŞ’’ deyince aklıma üşüyüp geldiğim evde ısınmak canlanıyor gözümde.

f9dc9-dosya_0002b252832529

Kalabalık bir ailede büyümenin keyfi başka. Kışın sobanın üstünde her daim demli çay olması, akşamları kestane kebap yapma şansı, ara sıra sobanın küllerinde közlenen patates kış anılarımın en güzellerinden…

Sabah erkenden okula gitmek için kalktığımızda havanın gece bize sürpriz yaparak sokağı karlarla kaplaması da en güzel kış anılarımdan mesela.

Akşamın yavaş yavaş sokağı istilası ile perdeleri kapatıp, ışıkları yakıp babaannemden dinlediğim öyküler de geliyor kış deyince aklıma. Mangala çekilen közde pişirilen kahve de …

Oysa şimdi düşünüyorum, biz evin çocuklar için keyifliydi kış ama sobayı yakan, temizleyen annem için zordu aslında. Belki ona da sorsam şimdi, yine de o kış günlerinin güzel olduğunu söyleyecek.

Zaman geçtikçe yaşam şartları değiştikçe ‘kış’ın da anlamı değişti tabii… Artık günler, haftalar, aylar, yıllar birbirini kovalıyor ve zaman çok hızlı akıyor ama biz çocukken zaman yavaş, tembel tembel ilerliyordu. Sürprizler de bitti, hava durumu hiç yanılmıyor neredeyse, kestane alıp yemiyorum bile…

 

 

 

 

Ev Anası

Bugünlerde ne okusam diye düşünüyorsanız eğer, Birgül Özcan’ın Ev Anasını okuyun derim. Kitap kulübümüzde moderatörümüzün tavsiyesi ile geçen yıl 8 Mart’a ithafen okuyup konuşalım diye seçmiştik kitabı.

Ev Anası sımsıcak bir öykü. Ön söz ön söz değil bir manifesto. Okurken gülmek, ağlamak arasında gidip geliyorsunuz. Hem kendinizden bir şeyler, hem çevrenizden başka şeyler buluyorsunuz her satırında. sonuna kadar da keyifle okuyorsunuz. Hatta öyle ki acele edip bitirmek bile istemiyorsunuz.

Dibi tutmuş tencereler, ıslak asılmayı bekleyen perdeler, yağmurda ıslanmasın diye balkondan aceleyle toplanan çamaşırlar, geçmişin unutulan raflarından çıkıp gelen cam parçaları, uykudan önce okunan sayısız masallar… Ve daha pek çok sizin yaşamınızdan kareler.

Neyse benim söyleyeceklerim çok ama söyleyip tadını kaçırmak istemiyorum. Sizi  Nur ve komşularıyla baş başa bırakmayı tercih ederim.

Biz Dream2Edu Kitap Kulübü olarak geçen yıl 7 Mart’da buluşup konuştuk kitabı. Hepimiz kitapta bizden birşeyler bulduk, üzüldük, sevindik ama ortak noktada buluştuk Ev Anası  içinizi ısıtacak bir öykü, yanıbaşınızdaki kadının sayfalara dalmış hali.