Kış

Kış bitmek üzere ve ben hala defterime yazdığım bu yazıyı paylaşmadım. Neyse, 3. kelimem olarak kış. Aslında kelime mi güzel, yoksa çağrıştırdığı çocukluk anılarım mı bilmiyorum ama ‘’KIŞ’’ deyince aklıma üşüyüp geldiğim evde ısınmak canlanıyor gözümde. Kalabalık bir ailede büyümenin keyfi başka. Kışın sobanın üstünde her daim demli çay olması, akşamları kestane kebap yapma şansı,…

Evim; Benim Kelimelerim 2

İkinci kelimem ‘evim’. Ev değil, yuva da demek istemiyorum çünkü ‘yuva’nın kulağıma fısıldadığı sesleri sevmiyorum galiba. Aradığım İngilizcede ‘home’ olan kelime ama ‘ev’ sanki sadece dört duvar. O yüzden de 2. Kelimem olarak ‘evim’ demeyi seçiyorum. Bir kış akşamüstü, sağanak yağmurda ıslanmış, üşümüş, ayaklarına kara sular inmiş olarak gelirsin kapının önüne, anahtarı çantandan çıkarıp, kilide…

Keyif; Benim Kelimelerim #1

  Bir fincan kahve ile güne başlamanın keyfine diyecek yok desem de aslında o fincan kahvenin güne başlamak için aldığın yakıttan farkı yok. Sabah karanlığında yarım yamalak içilmiş bir kupa kahvenin keyif ile de hiç alakası yok. Peki ama keyif nedir? Keyif almak, keyifli olmak, çakırkeyif olmak… Keyif alınmadan yapılan iş yarım, pişirilen yemek lezzetsiz,…

Benim Kelimelerim

Bu aralar hiç alışık olmadığım bir şey yapıyorum. Aynı anda birden fazla kitap okuyorum. Mesela şu anda Hayriye Hanımı Kim Çaldı, Yazarın Odası ve ünlü dilbilimci David Crystal’ın The Story Of English In 100 Words’ü aynı anda masamın üstünde, çantamda, kısacası her anımda… Bu İngilizcenin 100 Kelime ile hikayesi öyle zevkli ki… Sadece kelimenin anlamı,…