Ben, Kendim ve Dublin

Ha’penny Köprüsü ve Liffey Nehri

James Joyce Dublinliler’de en çok felç olma halini tasvir etmiş. Eveline mesela, gitmek ister ve kaçamaz. Bırakıp gidemez ve hikaye ‘Frank geçti turnikeyi, gelmesi için ona seslendi. Herkes de ona yürüsün diye bağırıyordu, ama o hala Eveline’I çağırıyordu. Bembeyaz yüzünü çevirdi ona, edilgin, çaresiz bir hayvan gibi. Gözlerinde ne bir sevgi vardı ne bir veda ne de bir tanışıklık’ (Çeviren Murat Belge, İletişim Yayınları, 1987) diye biter.

Benim İrlanda ile tanışıklığım 1980 Eurovision şarkı yarışması, Johnny Logan’ın müthiş şarkısı ‘What’s Another Year’ ile başlar. Chris de Burgh ile devam eden bir yakınlaşma süreci de var tabii. Sonra üniversitede ‘Joyce’ ve ‘Dubliners’… Gerisi zaten geldi… Uzun yıllardır da bir türlü fırsat yaratamamıştım gitmek için. Yaz başında 16-17 Şubat 2019’da gerçekleşecek olan ELT Ireland konferansına çok severek hazırladığım ‘Dil Derslerinde Film’ atölyem ile konuşmacı baş vurumu yaptım. Konuşmam kabul edildikten sonra ise gideceğim günü iple çektim.

James Joyce Centrehttps://jamesjoyce.ie/
Writer’s Museum

Aklımda  beklentilerim ile ilgili bir sürü soruyla, bir yandan da hayal kırıklığına uğrama korkusuyla 14 Şubat günü Dublin’e uçtum. Ertesi gün, konferanstan önce gezecek, şehri tanıyacak bir tam günüm vardı önümde. Sabah ilk iş James Joyce Centre’daydım, hemen ardından da ‘Writers Museum’a gittim. UNESCO tarafından edebiyat şehri olarak ilan edilen , zaten her köşesinde yazarların heykelleri, sergileri ile karşılaşabileceğiniz, Joyce’un paralize olmuş şehrinin aksine, canlı ve yaşayan bir şehir Dublin. İnsanlar yardımsever ve güler yüzlü. Bir de sanırım bu kadar yıl beklememin şerefine kışın ortasında pek de cömertti bana karşı. Bir damla yağmur görmeden, güneş ışınları ile karşılayıp, yolcu etti beni şehir.

Using Film In Language Classroom

Gezmekten çok keyif aldığım Dublin’de konuşmacı olarak katıldığım konferanstan da çok keyif aldım. Dinlediğim konuşmalar bazı konulara farklı bakış açıları ile bakmamı sağladı. ‘Making Connections, Using Film in Language Classroom’ başlığıyla yaptığım sunum için de son derece olumlu geri dönüşler almak beni mutlu etti.

Kitapçılar, kitapçılar ….https://winding-stair.com/bookshop.html

Hayalkırıklığına uğradım mı? Tabii ki hayır. Keyif aldım mı? Kesinlikle evet. Yetti mi? Sadece bir gün mü, çok şey kaldı aklımda yapmak istediğim. Wilde’ı, Yeats’i, Becket’ı tekrar ziyaret etmek en büyük dileğim. Ha bir de Maeve Binchy var tabii, ki onunla ilgili düşüncelerimi bu bloğun düzenli okuyucuları zaten bilir.

Dublin’in renkli kapıları da pek meşhur.
E bayağı güneşliydi hava…

Maeve Binchy ve Ben

20171021_155441-1_resized

Yaşamın tek anlamı ihtiyaç duyulmak, esin vermek, bir şeyin arkasındaki güç olmaktı. Bunu kimse anlamıyordu, hiç kimse.
Ateşböceklerinin Mevsimi, Maeve Binchy

Bir yazar bazen çok özlenir… Tam da Maeve Binchy moodundayım. Tekrar mı okumalı bir tanesini, yoksa eksik varsa onu mu almalı diye İngilizce ve Türkçe rafları boşalttım evde.

Bilen bilir yabancı yazar okumayı severim… genelde de bestseller dan uzak dururum. E peki bu ne diyeceksiniz? Bu başka… Efendim, yıl 2001 benim için bir dönüm noktasıdır. İkizlerim doğdu… yani daha az uyuyup, kendime daha az zamanım oldu. E bi de çalıştım o dönem… part time ama olsun, çünkü onlar ne zaman evde olduğumu çok iyi biliyor, ona göre uyuyup uyanıyorlardı… hiçbir şeyi özlemedim o dönem okumak dışında. Ama ne mümkün, elime aldığım her kitap ayrı eziyet çekiyordu…

Sanırım derste İtalyanca Aşk Başkadır’ı okuttuk o yıl ( #penguinreaders #eveningclass )… O zaman keşf ettim işte Maeve Binchy’yi. Sonra başka bir çeviri geldi raflara… Aaa baktım ben bu karakterleri bir yerden tanıyorum, sonra başka. bir kitap… Onlar da tanıdık. “Dur bu kadını bir yerden çıkaracağım” demeler. Aslında sırasız çevrildi sanırım Türkçeye. O yüzden bazı karakterlerin öncesi sonrası şaştı ben doğruyu bulana kadar. Neyse Remzi Kitabevi’nde çocuklarla geçirdiğimiz mutlu ıslak kek ve kitap saatlerinden birinde de İngilizcelerini buldum. Ahhh o ne mutluluktu… yeniden okumak, sayfalarda dostlara rastlamak… işte bu yüzden bende yeri özeldir Maeve Binchy kitaplarının. Mutfak masalarında uzayıp giden sohbetler, kadının tolumdaki yeri, çok farklı görünen ama aslında aynı toplum ön yargıları…2 yılda bir yeni kitap yazdığını öğrendiğinde, bir sonrakini bekler oldum… Ta ki Maeve Binchy ölene kadar.

Şu an yoğunluktan, başladığım hiçbir kitabı bitiremiyorum. Beni kurtarsa kurtarsa bir Maeve Binchy romanı kurtarır…

Tam burada 🙂