Başlarken …

Merhabalar,

Yarından başlayarak uzaktan eğitime geçiyoruz. TV yayınları ve EBA üzerinden yürütülecek bir program var. Bu süreçte EBA özel okulların da kullanımına açıldı ki bu şahane bir fırsat. Hem EBA’yı kullanıp, hem de içini zenginleştirebileceğimizi düşünüyorum.

Bu küresel eve kapanma döneminde pek çok yayınevi, online platform, müze, orkestra, MOOC (uzaktan eğitim platformları) da belli süreler için web sitelerini kullanıma açtılar. Bu fırsatları da değerlendirmek güzel olacaktır diye düşünüyorum. Mesela İngilizce dersiniz için Van Gogh müzesini öğrencilerinizle gezebilir, Padlet üzerinde kısa bir paragraf yazmalarını isteyebilirsiniz. Yine İngilizce dersi için Oxford Owl, Brain Pop, TeachIt, LearnEnglish Kids, Toy Theatre, ve Epic ücretsiz olarak kullanılabilir. Bu süreci bol bol okuyup, yazmalarını sağlayarak değerlendirebiliriz.

Öğrencilerimizi pasif dinleyici olmaktan çıkarabileceğimiz, içerik üretmelerine fırsat vereceğimiz yollar bulacağımıza eminim. Paylaşmak çoğaltır. Deneyimlerimizi paylaştığımızda daha çok öğreneceğiz.

Sağlıkla kalın,

Uzaktan Eğitim İçin Kolay Uygulamalar

Merhabalar,

Bugünlerde herkes uzaktan eğitimi konuşuyor. Paniklemeden en kolay öğrencilerimize ulaşabileceğimiz kolay çözümlerden bahsetmek istiyorum. EBA hepimiz için harika bir platform ama hem bir B planı, hem de EBA’yı bu dönemde daha fazla zenginleştirebilmek için de basit önerilerin olduğu bir yazı bu.

Başlamadan bilmemiz gereken, öğrencilerimizin büyük bir çoğunluğunun teknolojiyi yetkin kullanma olarak anladığının oyun oynamak, sosyal platformlar olduğu. Yani bu süreçte dikkat etmemiz gereken ‘Less is More’. Uzun lafın kısası, fazla karışıklığa neden olmadan zamanı lehimize nasıl kullanabiliriz.

Google hesaplarınızdan DRIVE’ı kullanabilir, belge, sunu, test gönderebilirsiniz.

Google Docs

Google Slides

Google Form

Skype, Google Hangout kullanarak öğrencilerinizle yüz yüze ders yapabilirsiniz. Üstelik Skype onların platformu. Oyun oynayan pek çok öğrenci rahatlıkla girecektir platforma. Google Hangout için toplantıyı hazırlayıp, öğrencilerinizi e-posta ile sınıfınıza davet edip, dersinizi anlatabilirsiniz.

Quizizz harika bir uygulama. Sınav hazırlayıp, sınıf içinde eğlenceli bir yarışma için ne kadar verimliyse, okul dışı için de şahane bir alternatif. Ödev olarak atayabilir, sonrasında değerlendirmeyi Google Hangout ile yapabilirsiniz.

Educreations ile kendi derslerinizin videosunu hazırlayıp, sesinizle öğrencilerinize ulaşabilirsiniz. Her yer hazır video ile dolu ama benim için öğrencime ulaşmak da çok önemli, onun beni duyması da.

Bu liste tabii ki uzar gider ama adım adım başlamakta fayda var, fazla karıştırmadan.

Umarım bu süreç tahmin edilen tarihte sonuçlanır. Ben ne kadar teknolojiyi kullanmayı sevsem de, öğrenci ile etkileşimin, yüz yüze paylaşımın yerini hiçbir şeyin alamayacağını düşünüyorum. En kısa zamanda sınıflarımıza dönmek dileğiyle,

Sağlıkla kalın…

Ayrıca daha önce yazdığım blog yazılarıma da buradan ulaşabilirsiniz. http://evasimkesyan.com/tag/web-2-0-tools/

Dil Derslerinde Film

 

Film ve Dil Dersleri Dream2Edu.jpg

2018 Eylül seminer dönemi için yeni eğitimlerimiz hazır.

Film ve Dil Dersleri Atölyesi

Eğitimi okulunuzda yapabiliriz. Bireysel olarak katılmak isterseniz 8 kişilik grup oluşturduğumuzda atölyeyi açıyoruz.

Kimler katılabilir: Yabancı dil öğretmenleri, Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenleri, sınıf öğretmenleri, dil veya sınıf öğretmenliği okuyan üniversite öğrencileri.

Atölyede uygulayacağımız etkinlikler tüm seviyeler için uyarlanabilecektir.

Süre: 180 dakika

Bireysel katılım ve kurumsal atölye fiyat bilgisi ve atölye detaylarını öğrenmek için 0506 022 11 20 yi arayabilir veya dreamtoedu@gmail.com’a e-posta gönderebilirsiniz.  Bizim sizi aramamızı isterseniz katılım formumuzu doldurabilirsiniz.

Not: Bireysel atölyelerde üniversite öğrencileri %25 indirimlidir.

 

 

Masalistan Günlüğümden

Bu yazı daha önce Düşünce Dükkanı blogunda yayımlanmıştı ancak tekrar gün yüzü görsün istedim 🙂

 
Bir süredir yazmak istiyordum da nasıl başlasam, ne yazsam bilemiyordum. Okulumuzun Erasmus projesi için Finlandiya’da 1 hafta geçirdik. Benim için de öğrencilerim için de inanılmaz bir tecrübe idi. Yalnız tecrübe de değil, huzur dolu bir haftaydı yaşadığımız.

Bir süredir Finlandiya eğitim modeli deyip, sınıflardan sandalyeleri çıkartıp pilates topları ile sınıf dolduran okullar var. Ama Finlandiya’da okullarda çocuklar dersleri pilates topu üzerinde dinlemiyor, evet toplar var, sandalyelerde yorulunca çocuklar hareket ediyor, pilates toplarını da kullanıyorlar ama 30 öğrenci masa başında pilates topu üzerinde değil yani.


Çocuklar kendi sorumluluklarını biliyor, okulda yemek yedikten sonra tabaklarını sıyırıp, bulaşık makinesine hazır hale getiriyorlar. Geri dönüşecek çöpler başka yerde, yemek artıkları başka yerde toplanıyor. 

Öğretmenlere saygılılar. Düzen var ama özgürler de.

Dersler blok yapılıyor gibi. Bizim gittiğimiz okulda bir ders 70 dakika idi. 1 günde 4X70 dakika yapılıyor. 4 çeşit ders yani. 

Çocuklar 7. sınıftan itibaren yemek pişirme dersleri alıyor. İsteyen 8 ve 9. sınıfta da bu dersi seçebiliyor. Öğrencilerim arkadaşlarının nasıl yemek pişirdiğini anlattılar evlerinde.


Etkinlikler için gittiğimiz her yerden temizliği yapıp çıktılar. Kış sporları yapılan bir alanda, küçük bir kulübecik kiralanmıştı ara sıra ısınmak, yemek yemek için kullanabilelim diye. 
Eriyen karlardan, buzda kayıp düşülmesin diye yollara dökülem minik taşlardan, 40 çocuk 15 öğretmenden o küçük kulübe tanınmaz hale gelmiş, dağılmıştı. Biz giderken ise bulduğumuz gibi, temiz ve düzenli…

Yaşlı, çocuk herkes hayatın içindeydi… Yaşlı insanlar yürüteçler, ya da kayak soplarından destek alarak sokaktalardı. Arkadaşımla hep, biz olsak ‘teyze bu yaşlı başlı haline bakmayıp, bu havada sokağa çıkmışsın’ deriz diye kendimize kızdık.

Benim için inanılmaz bir haftaydı. Şimdi düşündükçe Finlandiya benim Masalistanım demek geliyor içimden.